18 Yaş Altı Diyabet Sensörü SGK'dan Nasıl Alınır? (2026 Rehberi)

18 Yaş Altı Diyabet Sensörü SGK’dan Nasıl Alınır? (2026 Rehberi)

18 yaş altı diyabet sensörü SGK kapsamındadır. Sürekli glukoz izlem sensörü, 12.12.2024 tarihli ve 32750 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği değişikliğiyle, SUT eki Tıbbi Sarf Malzemeler Listesi (Ek-3/C-4) içinde A10142 SUT kodu ile geri ödeme kapsamına alınmıştır. Kapsam, 2-18 yaş aralığındaki Tip 1 diyabet hastalarıdır. Ancak “kapsamda olmak” ile “tamamının ödenmesi” aynı şey değildir. Kurum sabit bir tavan tutar öder; cihazın piyasa bedeli bu tutarı aşıyorsa aradaki fark aileye kalır. Bu yazıda cihazın idari yoldan nasıl temin edileceğini, hangi noktalarda reddedilebileceğini ve hukuki sürecin gerçekten hangi anda başladığını anlatıyoruz.

18 Yaş Altı Sensör SGK Kapsamında mı?

Sürekli cilt altı glukoz izlem sistemi, 12.12.2024 tarihli SUT değişikliğiyle SGK’nın Tıbbi Sarf Malzemeler Listesi (Ek-3/C-4) kapsamına alınmıştır. Geri ödemenin dayanağı A10142 SUT kodudur. Bu kod, sürecin her aşamasında karşınıza çıkar: hastanenin düzenlediği heyet raporunda, e-reçetede, medikal firmanın Medula’ya yaptığı faturalamada ve Kurumla yaşanabilecek bir uyuşmazlıkta. Cihazın bu kodla eşleştirilmiş olması, ödemenin ilk şartıdır.

Geri ödemeden yararlanmak için iki şartın birlikte bulunması gerekir: çocuğun Tip 1 diyabet tanısı almış olması ve 2-18 yaş aralığında bulunması. Bu iki sınır, uygulamada iki grubun kapsam dışında kalması sonucunu doğurur. Birincisi, iki yaşını doldurmamış bebekler. İkincisi ve pratikte çok daha geniş grup, 18 yaşını dolduran hastalardır; çocuk 18 yaşına girdiğinde sistem yaş şartının sağlanmadığını bildirir ve ödeme durur. Bu ikinci durumu yazının sonunda ayrıca ele alıyoruz.

Düzenlemenin neden bu kadar önemli olduğunu anlamak, ret hâlinde ileri süreceğiniz tıbbi gerekçeyi de belirler. Parmak ucundan yapılan ölçüm yalnızca o anki değeri gösterir. Sensör ise glukoz seviyesinin yönünü ve değişim hızını izler; düşüşü seviye kritik eşiğe inmeden önce haber verir. Özellikle uykuda gelişen hipoglisemi, parmak ölçümüyle fark edilemeyen ve çocuk için ciddi risk taşıyan tablodur. Bu nedenle sensör, Kurum önündeki tartışmalarda konfor amaçlı tercih değil, tedavinin izlenmesine ilişkin bir gereklilik olarak konumlandırılır. Bu konumlandırmanın heyet raporuna yansımış olması, ileride doğacak her uyuşmazlıkta belirleyici olur.

Hangi Marka ve Modeller Geri Ödemeye Dahil

Ailelerin en sık sorduğu sorulardan biri, hekimin önerdiği markanın karşılanıp karşılanmadığıdır. Piyasada yaygın olarak Dexcom G6, Dexcom G7 ve FreeStyle Libre gibi sistemler kullanılmaktadır. Kurum, ödemeyi ticari markaya göre değil, A10142 kodu altındaki ürün grubuna göre yapar. Bunun üç pratik sonucu vardır:

  • Hangi markayı seçerseniz seçin, Kurum SUT’ta belirlenen sabit tutarı öder. Cihazın ithalat maliyeti veya kur farkı bu tutarı değiştirmez.
  • Seçilen cihazın piyasa bedeli tavanı aşıyorsa, aradaki tutar medikal firma tarafından aileden tahsil edilir. Uygulamada ailelerin her ay cepten ödeme yapmaya devam etmesinin sebebi budur.
  • Cihazın, SGK ile sözleşmesi bulunan bir yetkili satış merkezinden temin edilmesi gerekir. Sözleşmesiz satıcılardan veya e-ticaret platformlarından alınan ürünler Medula’ya faturalandırılamaz; bu durumda ödenen bedelin Kurumdan istenmesi de mümkün olmaz.

İnsülin pompası ve pompa sarf malzemeleri bu düzenlemenin kapsamı dışındadır ve ayrı bir rejime tabidir. Aradaki fark, aşağıda ayrı başlık altında açıklanmıştır.

Sensör Almak İçin Gereken Rapor ve Belgeler

Kurum, tıbbi sarf malzemesi geri ödemelerinde katı şekil şartları uygular. Teşhisin varlığı tek başına yeterli değildir; durumun Medula sistemine mevzuatın öngördüğü formatta işlenmesi gerekir. Uygulamada karşılaşılan retlerin önemli bir bölümü hastalıktan ya da Kurumun kapsam değerlendirmesinden değil, evrakın düzenlenme biçiminden kaynaklanır. Bu tür retler dava konusu değildir; hastanede düzeltilir. Aşağıdaki şartları rapor elinize geçtiği anda tek tek kontrol etmeniz, aylar sürebilecek bir tıkanıklığı baştan önler.

Sağlık Kurulu Raporu Nasıl Olmalıdır? Kaç Hekim, Hangi İbareler, Ne Kadar Geçerli

Sensör geri ödemesi için sağlık kurulu raporunda bulunması gereken şartlar ve her biri eksik olduğunda ortaya çıkan ret sonucu

Tek hekim raporu bu geri ödeme için yeterli değildir. Sağlık kurulu (heyet) raporu düzenlenmesi ve raporun, pediatrik endokrinoloji uzmanının da yer aldığı üç hekim tarafından imzalanması gerekir. Bulunduğunuz hastanede çocuk endokrinolojisi uzmanı yoksa, bu branşın bulunduğu bir sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir; yetişkin endokrinoloji veya yalnızca çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarının imzasıyla çıkarılan rapor sistemde karşılık bulmaz. Raporun içeriğinde iki nokta belirleyicidir. Medula bir otomasyon sistemidir; raporun metnini yorumlamaz, aradığı ifadeleri arar. Cihazın ne işe yaradığı raporda ayrıntılı biçimde anlatılmış olsa bile, aranan ibare yoksa işlem karşılık bulmaz:

  • Raporda “Sürekli Glikoz İzleme Sensörü” ibaresinin bu şekilde yer alması
  • Kullanım adedinin 1 ay (30 gün) / 1 adet olarak belirtilmesi

İkinci şart, uygulamadaki en tartışmalı noktadır. Piyasada kullanılan sensörlerin bir bölümü 14 günlük ömre sahiptir. SUT’un aylık tek adet üzerinden kurulan geri ödeme yapısı ile cihazın kullanım ömrü arasındaki bu uyumsuzluk, ayın ikinci yarısı için gereken sensörün karşılanmaması sonucunu doğurur. Bu, evrak hatasından farklı bir sorundur ve ayrı bir başlık altında ele alınmıştır. Aynı raporda, çocuğun günde kaç kez parmaktan ölçüm yapması gerektiğinin de yazılması gerekir. Bu ayrıntı sıklıkla atlanır ve sonradan eczanede ölçüm çubuğu reçetesinin karşılanmamasına yol açar; gerekçesi aşağıda açıklanmıştır.

Raporun geçerlilik süresi bir yıldır. Tedavide kesinti yaşanmaması için sürenin bitiminden makul bir süre önce yenileme işlemine başlanması yerinde olur. Burada gözden kaçan bir nokta vardır: raporun bir yıllık süresi dolmamış olsa dahi, hasta 18 yaşını doldurduğunda yaş şartı nedeniyle geri ödeme sona erer. Raporun geçerliliği bu sonucu değiştirmez.

E-Reçeteyi Kimler Yazabilir, Kaç Aylık Düzenlenir

Rapor, hakkın tesisini sağlar; cihazın fiilen alınabilmesi için ayrıca e-reçete düzenlenmesi gerekir. Reçete, onaylı heyet raporuna istinaden düzenlenir ve rapor takip numarası ile raporla eşleşir. Bu eşleşme kurulmadığında rapor geçerli olsa bile cihaz teslim edilemez. Reçete 1, 2 veya 3 aylık olarak düzenlenebilir. Üç aylık reçete, aileyi her ay hekime gitmekten kurtardığı için pratikte tercih edilir; ancak reçetedeki adet ile rapordaki aylık kullanım adedinin birbiriyle uyumlu olması gerekir. Aradaki uyumsuzluk, reçetenin tamamının karşılanmamasına yol açabilir.

Sensör Temin Süreci Adım Adım

E-reçete düzenlendiğinde Medula sistemine işlenir. Bu aşamada en sık yapılan hata, cihazı serbest piyasadan, internetten veya sisteme kayıtlı olmayan bir satıcıdan temin etmektir. Geri ödemeden yararlanabilmek için cihazın, SGK ile sözleşmesi bulunan bir yetkili satış merkezinden alınması gerekir. Firma, ürünü hastanın kimlik bilgileriyle eşleştirerek Kuruma faturalandırır. Sözleşmesiz bir satıcıdan alınan cihazın bedeli Kurumdan talep edilemez bu, sonradan açılacak bir davayla da telafi edilemeyen bir eksikliktir, çünkü sorun bedelin miktarında değil, işlemin sistem dışında yapılmış olmasındadır. Çalışacağınız firmanın Kurum sözleşmesinin aktif olup olmadığını baştan teyit etmeniz bu riski tamamen ortadan kaldırır.

Cihazın teslimi sırasında ödemenin nasıl işlediğini bilmek, ilerideki tartışmanın da zeminini oluşturur. Kurum maliyetin tamamını üstlenmez: A10142 kodu için SUT’ta belirlenen tavan tutarı öder, cihazın bedeli bu tutarı aşıyorsa fark aileden tahsil edilir, ayrıca ilgili mevzuat uyarınca katılım payı uygulanabilir. Ailelerin “kapsamda olduğu hâlde neden her ay ödeme yapıyorum” sorusu tam olarak buradan doğar ve bir sonraki bölümün konusudur.

SGK Sensörün Tamamını mı Ödüyor? (Fark Ücreti Meselesi)

18 yaş altı Tip 1 diyabette SGK’nın karşıladığı ve aileye kalan sensör masraflarının karşılaştırması: tavan tutar, fark ücreti, ikinci sensör ve insülin pompası

SGK, cihazın güncel piyasa fiyatını değil, SUT’ta belirlenen tavan tutarı esas alır. 2026 yılı için bu tutar 3.850 TL’dir. Tıbbi cihaz fiyatları döviz kuruna bağlı olarak hareket ederken geri ödeme tavanının aynı sıklıkta güncellenmemesi, aradaki farkın zaman içinde büyümesine yol açar. Aile açısından sonuç, cihaz kapsamda olmasına rağmen her ay süregelen bir cepten ödemedir.

Bu farkın Kurumdan talep edilmesi hukuken mümkündür. Talebin dayanağı, cihazın somut olayda tıbben zorunlu olduğunun sağlık kurulu raporuyla ortaya konmasıdır. Bu alandaki yargı kararlarında benimsenen yaklaşımın omurgası şudur: SUT, idarenin çıkardığı alt düzey bir düzenlemedir ve Anayasa ile güvence altına alınan yaşam ve sağlık hakkının kapsamını daraltacak biçimde yorumlanamaz. Kurumun “bedel SUT’ta bu şekilde belirlenmiştir” savunması, tıbbi zorunluluğun belgelendiği hâllerde tek başına yeterli görülmemektedir.

Bununla birlikte sonucun dosyaya göre değiştiğini belirtmek gerekir. Raporun içeriği, faturaların düzeni ve tıbbi zorunluluğun ne kadar somut ortaya konduğu belirleyicidir; her talebin kabul edileceği yönünde bir garanti söz konusu değildir. Bu nedenle sürecin en kritik aşaması dava değil, dava öncesinde biriktirilen belgedir.

Ödediğiniz Farkı Geri Almak İçin İzlenecek Yol

Belgelerin toplanması

Medikal firmadan alınan faturalar hastanın adına ve T.C. kimlik numarasına düzenlenmiş olmalıdır; üçüncü kişiler adına kesilen faturalarda husumet sorunu doğar. Ödemelerin banka, EFT veya kredi kartıyla yapılması, bedelin gerçekten ödendiği yönündeki tartışmayı baştan bitirir. Fatura ile dekontun tutar ve tarih bakımından eşleşmesi gerekir; belgelenemeyen harcama talep edilemez. Faturaları tarih sırasına göre hem fiziksel hem dijital olarak saklayın.

Kuruma ön başvuru

7036 sayılı Kanun m.4 uyarınca, SGK’ya karşı dava açmadan önce Kuruma yazılı başvuru dava şartıdır. Başvuru dilekçesi bir dava dilekçesi titizliğinde hazırlanmalı; hastanın kimlik ve sigorta bilgileri, tıbbi ve hukuki dayanak, heyet raporu, reçete, faturalar ve dekontlar eklenmelidir. Kurum başvuruyu açıkça reddedebileceği gibi, 60 gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı vardır: SGK’ya karşı açılan bu tür sağlık yardımı davalarında dava öncesi zorunlu arabuluculuk şartı aranmaz, arabuluculuğun yerini Kuruma ön başvuru alır.

Dava

Ret üzerine uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun m.101 uyarınca iş mahkemesinde görülür. Geçmişte ödenen farkların yasal faiziyle iadesi ile ileriye dönük taleplerin birlikte ileri sürülmesi mümkündür.

İhtiyati tedbir

Yargılama süresince cihaza erişimin kesilmemesi için dava dilekçesiyle birlikte ihtiyati tedbir talep edilir. Geçmişe dönük iade sürecinin ayrıntısı, belge düzeni ve zamanaşımı için ödenen sensör ve insülin pompası parasının SGK’dan alınması yazımıza bakabilirsiniz.

Sensör Talebi Reddedildiğinde Ne Yapılır?

Sensör talebinin reddedilme sebeplerinin ayrımı: evraktan kaynaklanan retler rapor düzeltmesiyle, kapsamdan kaynaklanan retler Kuruma başvuru ve dava yoluyla çözülür

Ret kararının kaynağını doğru teşhis etmek, izlenecek yolu belirler. Retlerin bir kısmı evrak kaynaklıdır ve hastanede çözülür; bir kısmı ise Kurumun geri ödeme kapsamına ilişkin tutumundan doğar ve ancak yargı yoluyla aşılır. İkisinin karıştırılması, gereksiz dava masrafına ya da boşa geçen aylara yol açar. Aşağıdaki dört durum, uygulamada en sık karşılaşılanlardır.

Hastane Heyet Raporu Vermezse

Kurulun rapor düzenlemekten kaçındığı durumlarla karşılaşılabilir; gerekçe çoğunlukla “SGK bunu zaten ödemiyor” ya da “şartları taşımıyorsunuz” biçiminde sözlü olarak iletilir. Bu aşamada yapılması gereken ilk şey, gerekçenin yazılı olarak verilmesini talep etmektir. Sözlü ret, hiçbir aşamada kullanılamayacak bir cevaptır; yazılı ret ise hem İl Sağlık Müdürlüğüne yapılacak başvurunun hem de ileride gündeme gelebilecek bir uyuşmazlığın dayanağıdır. Yazılı gerekçeyle birlikte İl Sağlık Müdürlüğüne başvurabilirsiniz.

Pratikte en hızlı çözüm çoğu zaman farklıdır: pediatrik endokrinoloji uzmanının bulunduğu başka bir sağlık kuruluşuna başvurmak. Rapor, hastaneye değil çocuğun tıbbi durumuna bağlı bir belgedir; bir kurulun düzenlemekten kaçınması, hakkın bulunmadığı anlamına gelmez.

Rapordaki İbare veya Adet Hatası Nedeniyle Medula Reddi

Rapor alınmış olmasına rağmen medikal firma “sistem onaylamıyor” diyorsa, sorun çoğu zaman evrakın kendisindedir: ibarenin tam yazılmaması, kullanım adedinin eksik girilmesi, imza sayısının veya branşın uygun olmaması, rapor ile reçete arasındaki uyumsuzluk. Ortada Kurumun kapsam değerlendirmesi değil, düzeltilebilir bir maddi hata vardır. Raporu düzenleyen hekime ya da hastanenin sağlık kurulu birimine başvurup raporun SUT kriterlerine uygun biçimde düzeltilmesini (revize edilmesini) isteyin. Bu tür hatalar, yeni bir heyet süreci işletilmeden mevcut rapor üzerinde giderilebilmektedir.

14 Günlük Sensörde Ayda İkinci Adedin Reddi

Geri ödeme 30 gün / 1 adet üzerinden kurgulanmıştır. Kullanım ömrü 14 gün olan bir sensörde bu, ayın ikinci yarısının karşılıksız kalması anlamına gelir: ilk sensör 14. günün sonunda ömrünü tamamlar, ayın kalan bölümü için gereken ikinci sensör ise aylık adet sınırı gerekçesiyle reddedilir. Bu bir evrak hatası değildir. Kurumun geri ödeme kurgusu ile cihazın teknik kullanım ömrü arasındaki uyumsuzluktan doğan esaslı bir uyuşmazlıktır ve rapor düzeltmesiyle aşılamaz. Ortada açık bir ret işlemi bulunduğu için hukuki süreç bakımından en elverişli dosyalardan biridir: ikinci cihaz yetkili merkezden faturalı olarak temin edilir, ödenen bedel belgelenir ve Kuruma ön başvuru üzerinden talep edilir.

Hekimin Önerdiği Markanın Karşılanmaması

Kurum ödemeyi ürün grubu üzerinden yapar; kural olarak belirli bir markayı taahhüt etmez. Ancak çocuğun cilt yapısı cihazın yapışkanına reaksiyon gösteriyorsa ya da başka bir tıbbi neden belirli bir modelin kullanılmasını zorunlu kılıyorsa durum değişir.

Burada belirleyici olan, heyet raporunda muadillerinin kullanılamayacağının gerekçeli olarak belirtilmesidir. “X marka kullanılması uygundur” ifadesi yeterli değildir; raporun, neden diğer cihazların bu çocukta kullanılamadığını tıbbi olarak ortaya koyması gerekir. Gerekçesi rapora işlenmemiş bir marka tercihi, uyuşmazlıkta savunulabilir bir zemin oluşturmaz.

İnsülin Pompası Neden Sensörden Farklı?

Ailelerin sık düştüğü yanılgı, sensöre ilişkin düzenlemenin insülin pompasını da kapsadığını düşünmektir. Kapsamamaktadır. İnsülin pompası ve pompa sarf malzemeleri (rezervuar, infüzyon seti, pod ve benzeri), 12.12.2024 tarihli SUT değişikliğinin dışındadır ve ayrı bir geri ödeme rejimine tabidir. Sensör bakımından elde edilen bir kazanım, pompa bakımından kendiliğinden sonuç doğurmaz; pompa için ayrı bir idari başvuru ve gerektiğinde ayrı bir dava süreci yürütülmesi gerekir.

18 yaş altındaki bir çocuk için bugün hukuki uyuşmazlığa en yakın kalem, sensörden çok pompa ve pompa sarflarıdır. Sensörde tartışma tavanı aşan farkla sınırlıyken, pompada cihazın ve aylık değişen sarf malzemelerinin bedeli büyük ölçüde aileye kalmaktadır. İzlenecek yol usul bakımından sensördekiyle aynıdır: Kuruma yazılı başvuru (7036 s.K. m.4), ret veya 60 günlük sürenin dolması, ardından 5510 s.K. m.101 uyarınca iş mahkemesinde ihtiyati tedbir talepli dava. Tedbir talebinin işlevi, yargılama süresince tedavinin kesintiye uğramamasıdır. İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmedikçe nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder (HMK m.397/2); bu nedenle kararın kesinleşmesi beklenmeden cihaza erişim sağlanabilir. Talebin kabulü hâkimin takdirindedir ve tıbbi zorunluluğun rapora ne kadar somut yansıdığı belirleyici olur.

Sensör Kullanan Çocuğun Şeker Ölçüm Çubuğu Hakkı Devam Eder mi?

Ailelerin tedirgin olduğu bir diğer konu, sensör alınması hâlinde kan şekeri ölçüm çubuğu (strip) hakkının kesilip kesilmeyeceğidir. Sensör kullanımı, strip hakkını ortadan kaldırmaz. Bunun tıbbi karşılığı da vardır: sensörün ısınma süresinde, kalibrasyon gereken anlarda ve ani gelişen şiddetli hipoglisemi şüphesinde parmaktan ölçümle teyit alınması gerekir. Sensör, parmak ölçümünü tamamen ikame eden değil, sürekliliği sağlayan bir sistemdir.

SUT hükümlerine göre, Tip 1 diyabetli çocuk hastalarda (18 yaş altı) karşılanacak ölçüm çubuğu adedi sabit bir sayı değildir; sağlık raporunda tedavi protokolü olarak belirtilen adetler esas alınır. Yetişkinler ve insülin kullanan Tip 2 hastalar için ayda azami adet sınırı uygulanırken, çocuk hastalarda ölçüt doğrudan rapordur.

  • Heyet raporunda günlük ölçüm adedinin açıkça yazılması gerekir; yazılmadığında Kurum ödemeyi sınırlandırır.
  • Eczanede strip reçetesinin onaylanmaması, çoğunlukla raporda adedin belirtilmemiş olmasından ya da rapor süresinin dolmasından kaynaklanır.
  • Bu tür retler idari niteliktedir ve rapor düzeltmesiyle çözülür; dava konusu değildir.

Çocuk 18 Yaşını Doldurduğunda Ödeme Kesilir mi?

Evet. Mevzuatın öngördüğü 2-18 yaş sınırı nedeniyle, hasta 18 yaşını doldurduğunda yaş şartı sağlanmadığı için geri ödeme sona erer. Hastalığın kronik niteliği ve raporun hâlâ geçerli olması bu sonucu değiştirmez; cihazın bedeli bir anda tamamıyla aileye kalır.

Dava açabilmek için güncel ve somut bir hak ihlali gerekir. Çocuk 18 yaşına girene kadar Kurum, eksik de olsa cihazı karşılamaktadır. Ödemenin fiilen kesildiği ve bunun sisteme yansıdığı an, bu ihlalin doğduğu andır. Reçete sisteme girilmek istendiğinde alınan ret, uyuşmazlığın belgesidir ve o belge alınır alınmaz Kuruma ön başvuru yapılır (7036 s.K. m.4); ret veya 60 günlük sürenin dolmasının ardından iş mahkemesinde ihtiyati tedbir talepli dava açılır.

Yetişkin hastalarda sürecin bütünü farklı işlediğinden, bu aşamaya gelen aileler için 18 yaş üstü diyabet sensörü ve insülin pompası SGK davası yazımız daha kapsamlı bir çerçeve sunar.

18 Yaşından Önce Dava Açmak Anlamlı mıdır?

Bu sorunun cevabı, çoğu ailenin sandığından daha incedir ve iki durumun birbirine karıştırılmaması gerekir. Dava hakkını doğuran şey yaş değil, ret işlemidir. Çocuk 18 yaşın altındayken de, ortada somut bir ret varsa dava açılabilir: aylık ikinci sensörün reddi, ödenen fark ücreti, tıbben zorunlu markanın karşılanmaması, pompa ve sarf malzemesi talebinin reddi. Bunların tamamı 18 yaş altında gündeme gelen ve dava konusu edilebilen uyuşmazlıklardır.

Buna karşılık, hiçbir ret işlemi yokken yalnızca “ileride 18 yaşını dolduracak ve ödeme kesilecek” gerekçesiyle şimdiden açılan dava farklıdır. Bu durumda Kurum cihazı hâlen karşılamaktadır; henüz gerçekleşmemiş bir ihlale dayanan talep, hukuki yarar yokluğu nedeniyle esasa girilmeden reddedilme riski taşır. Böyle bir sonuçta yargılama giderleri ve karşı taraf vekâlet ücreti de davacıya yüklenir. Bu yüzden erken açılan bir dava, hakkı güvence altına almaz; aksine masraf doğurur.

Dolayısıyla doğru soru “çocuğum kaç yaşında” değil, “elimde SGK’nın reddettiği somut bir talep var mı” sorusudur. Varsa süreç bugün başlar; yoksa 18 yaşın dolduğu ve ödemenin kesildiği gün beklenir ve o gün harekete geçilir.

Hangi Mahkeme Görevli, Süreç Nasıl İşler

SGK bir kamu kurumu olmakla birlikte, sigortalı ile Kurum arasındaki bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkeme kural olarak idare mahkemesi değildir. 5510 sayılı Kanun m.101 uyarınca görevli mahkeme iş mahkemesidir. Görev kamu düzenine ilişkindir; dava yanlış yargı kolunda açılırsa görevsizlik kararı verilir ve hem zaman hem de ihtiyati tedbirin sağlayacağı hız kaybedilir. Bu nedenle sigortalılık statüsünün baştan doğru belirlenmesi gerekir.

Süreç sırasıyla şu şekilde işler: Kuruma ön başvuru (dava şartı) → ret veya 60 günlük sürenin dolmasıyla zımni ret → iş mahkemesinde ihtiyati tedbir talepli dava → geçmiş ödemelerin yasal faiziyle iadesi ve ileriye dönük taleplerin birlikte ileri sürülmesi.

İhtiyati tedbir talebinde mahkeme, yaklaşık ispat ve gecikmesinde tehlike bulunan hâl ölçütlerini değerlendirir; cihaza erişimin kesilmesinin doğuracağı somut sağlık riskinin rapora yansımış olması belirleyicidir. Yaşam ve sağlık hakkının söz konusu olduğu dosyalarda mahkemelerin teminattan muafiyet yönünde takdir kullandığı görülmektedir. Talebin kabulü hâlinde Kurum, yargılama boyunca cihazı karşılamakla yükümlü tutulur.

Sonuç ve Durumunuza Göre Atılacak Adım

18 yaş altı Tip 1 diyabette sensör, 12.12.2024 tarihli SUT değişikliğiyle geri ödeme kapsamına alınmıştır; ancak kapsam, bedelin tamamının karşılanması anlamına gelmez. Sürecin idari kısmı avukatlık gerektirmez; hukuki mesele, Kurumun bir talebi reddettiği noktada başlar.

Süreci henüz başlatmadıysanız
İhtiyacınız olan şey, rapor ve reçetenin SUT kriterlerine uygun düzenlenmesidir. Bu aşamada yaşadığınız tıkanıklık için iletişim sayfamızdan yazabilirsiniz.
Elinizde bir ret varsa
Ödediğiniz fark ücreti, reddedilen ikinci sensör, karşılanmayan pompa veya sarf malzemesi söz konusuysa ortada değerlendirilebilir bir dosya vardır. Ret yazısı, faturalar ve raporla birlikte ulaşın.
Çocuğunuz 18 yaşına yaklaşıyorsa
Ödeme, 18 yaşın dolduğu gün kesilecektir. Bu tarihi bize bildirin; kesilme öncesinde süreci planlayalım. Bugün açılacak bir dava değil, doğru zamanda açılacak bir dava sonuç verir.

Ankara’da diyabet cihazlarına ilişkin SGK uyuşmazlıkları ve ihtiyati tedbir süreçleri için Ankara iş hukuku avukatı sayfamızdan da bilgi alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

SGK çocuklarda sensörün ne kadarını ödüyor?

SGK, cihazın piyasa bedelini değil, SUT’ta A10142 kodu için belirlenen tavan tutarı öder; 2026 yılı için bu tutar 3.850 TL’dir. Cihazın bedeli bu tutarı aşıyorsa aradaki fark aileden tahsil edilir.

Sensör raporu kaç hekim tarafından imzalanmalı?

Pediatrik endokrinoloji uzmanının da yer aldığı üç hekimli sağlık kurulu (heyet) raporu gerekir. Tek hekim raporu yeterli değildir ve rapor bir yıl geçerlidir.

Ayda kaç sensör SGK tarafından karşılanıyor?

Geri ödeme 30 gün / 1 adet üzerinden yapılır. Kullanım ömrü 14 gün olan sensörlerde ayın ikinci yarısı için gereken cihaz bu nedenle reddedilmektedir.

İnsülin pompası da 18 yaş altında ödeniyor mu?

İnsülin pompası ve pompa sarf malzemeleri, sensöre ilişkin 12.12.2024 tarihli düzenlemenin kapsamı dışındadır ve ayrı bir geri ödeme rejimine tabidir.

Sensör alırsam çocuğumun ölçüm çubuğu hakkı kesilir mi?

Kesilmez. Tip 1 diyabetli çocuk hastalarda karşılanacak ölçüm çubuğu adedi, sağlık raporunda tedavi protokolü olarak belirtilen adetlere göre belirlenir.

Çocuk 18 yaşına girince sensör ödemesi ne olur?

Yaş şartı sağlanmadığı için geri ödeme sona erer. Ödemenin kesildiği an, Kuruma karşı hukuki sürecin başlatılabileceği andır.

18 yaşından önce dava açabilir miyim?

Ortada somut bir ret işlemi varsa (fark ücreti, ikinci sensörün reddi, pompa talebinin reddi) evet. Hiçbir ret yokken yalnızca ileride ödemenin kesileceği gerekçesiyle açılan dava ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddedilme riski taşır.

HUKUKİ DENETİM Av. İsmail Çavuş — Denetlenme Tarihi: 12 Eylül 2026, 23:53