İşten çıkarıldım ne yapmalıyım sorusunun cevabı hak listesi değil, doğru sırayla atılmış adımlardır. İlk 48 saatte fesih bildirimini yazılı isteyin, hiçbir belgeyi okumadan imzalamayın ve SGK çıkış kodunuzu e-Devlet’ten kontrol edin. İşe iade için süreniz fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay, işsizlik maaşı başvurusu için fesih tarihinden itibaren 30 gündür. Bu rehberde hangi hakkınızın doğduğunu, hangi sürenin ne zaman dolduğunu ve işveren ödeme yapmazsa izlenecek yolu adım adım bulacaksınız.
İşten Çıkarıldığınızda İlk 48 Saatte Yapılması Gerekenler
“İşten çıkarıldım ne yapmalıyım” sorusunun en kritik yanıtı, ilk 48 saatte atacağınız adımlarda gizlidir. Paniğe kapılmadan süreci yönetmek için öncelikle fesih bildirimini yazılı olarak talep edin. İşveren yalnızca sözlü fesih yapıyorsa işyerine gitmeye devam ederek durumu tanıkla belgeleyin ve haklarınızı sıfırlayacak hiçbir evrakı imzalamayın.
Fesih bildirimini yazılı olarak isteyin
4857 sayılı İş Kanunu‘na göre işveren, iş sözleşmenizi sonlandırırken size yazılı bildirim yapmak zorundadır. Elinize tutuşturulan çıkış kâğıdını veya belgeyi imzalarken acele etmeyin, metni dikkatle okuyun. Olası bir uyuşmazlıkta feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükü işverendedir; bu nedenle yazılı belge sizin yasal sürecinizdeki en temel dayanağınızdır. Size sunulan evrakta şu üç unsuru arayın:
- Fesih gerekçesi: İşten çıkarılma sebebiniz açık ve kesin bir dille belirtilmiş mi?
- Fesih tarihi: Sözleşmenizin sonlandırıldığı tarih gerçeği yansıtıyor mu?
- Savunma alınması: İşveren sizi davranışlarınıza veya verimliliğinize dayanarak işten çıkarıyorsa, işlemden önce sizden yazılı savunma talep etti mi?
Burada tek bir istisna vardır: fesih bildiriminin size tebliğ edildiğine dair atacağınız imza. Gerekçeye katılmıyorsanız bu imzanın yanına kendi el yazınızla “Yasal haklarım saklıdır, fesih gerekçesini kabul etmiyorum” şerhini düşün. Bunun dışındaki hiçbir belgeyi bu şerhle bile imzalamayın. Fesih tarihini ayrıca bir yere not edin. İşe iade, işsizlik ödeneği ve zamanaşımı sürelerinin tamamı bu tarihten itibaren işlemeye başlar.
Sözlü olarak işten çıkarıldıysanız ne yapmalısınız?
Uygulamada işçilerin haklarını en çok kaybettiği senaryo, yöneticinin “yarın işe gelme” demesi üzerine işçinin işyerini terk etmesidir. Yargı uygulamasında sözlü fesih tek başına iş sözleşmesini sona erdirmez. İşveren size yazılı bir fesih bildirimi vermediyse ve çıkış kâğıdınızı da elinize ulaştırmadıysa, hukuken hâlâ o işyerinin çalışanı sayılırsınız. Bu durumda şu eylem sırasını izleyin:
- Ertesi gün normal mesai saatinizde hiçbir şey olmamış gibi işyerine gidin.
- Güvenliğe takılır, içeri alınmaz veya çalışmanız engellenirse bu durumu o an yanınızda bulunan mesai arkadaşlarınızla (tanık) tutanak altına alın. Eğer kimse imzalamak istemezse siz imzalayın ve fotoğrafını çekin. Görelin hangi tarih ve saatte oluşturulduğu akıllı telefonlardan tespit edilebilir.
- Aynı gün vakit kaybetmeden noter aracılığıyla işverene ihtarname çekerek sözlü olarak işten çıkarıldığınızı ve işyerine alınmadığınızı resmi kayda geçirin.
Bunu yapmazsanız işveren arkanızdan “işçi kendi isteğiyle işe gelmiyor” diyerek üst üste devamsızlık tutanağı tutabilir ve haklı fesih yoluna giderek tüm tazminat haklarınızı ortadan kaldırabilir.
Hangi belgeleri imzalamamalısınız?
İşten ayrılış anında önünüze okunması güç, uzun metinlerden oluşan birçok evrak konulabilir. Bu aşamada neye imza attığınız, ileride elde edeceğiniz sonucu doğrudan etkiler. Özellikle kendi isteğinizle ayrılmadığınız hâlde önünüze konulan istifa dilekçesini ve içeride paranız kalmasına rağmen tüm haklarınızı aldığınızı beyan eden ibranameyi imzalamayın. Bu belgelerin hangi şartlarda geçersiz sayılabileceği ve nasıl iptal ettirilebileceği teknik konulardır; ayrıntılarını ayrı yazılarımızda ele alıyoruz. İlk gün kuralı olarak aşağıdaki tabloya sadık kalmanız yeterlidir.
| Talep edin | İmzalamayın |
|---|---|
| Yazılı fesih bildirimi — sebebi ve tarihi açıkça belirten belge | İbraname — “hiçbir alacağım kalmamıştır, işvereni ibra ederim” ifadesini içeren belgeler |
| SGK işten ayrılış bildirgesi — çıkış kâğıdı ve kodunuzu görebilmek için | İstifa dilekçesi — gerçekten kendi isteğinizle ayrılmıyorsanız |
| Çalışma belgesi — işyerindeki görevinizi ve sürenizi kanıtlayan belge | Boş kâğıtlar — altında yalnızca imza alanınız bulunan, üstü sonradan doldurulabilecek evraklar |
| Ücret belgeleri — maaş bordroları ve ödeme dekontları | Gerçeğe aykırı tutanaklar — yapmadığınız hataları veya devamsızlıkları kabul eden metinler |
SGK Çıkış Kodunuzu Mutlaka Kontrol Edin
İşten çıkarıldım ne yapmalıyım diye düşünürken atlanan en kritik adım, işverenin sizi devlete hangi gerekçeyle bildirdiğini tespit etmektir. SGK işten ayrılış bildirgesi üzerinde yer alan çıkış kodu, hem içeride kalan tazminatlarınızı hem de devletten alacağınız ödeneği doğrudan etkiler.
Çıkış kodunu nereden öğrenenebilirsiniz?
İşvereniniz çıkış evraklarını size teslim etmemiş olsa bile kendi kodunuzu sistemden teyit edebilirsiniz:
- e-Devlet sistemine şifrenizle giriş yapın.
- Arama çubuğuna yazarak SGK tescil sayfasına yönelin ve “4A detaylı SGK hizmet dökümü” seçeneğine tıklayın.
- Açılan ekranda son çalıştığınız işyerinin bulunduğu satıra gidin.
- “İşten çıkış nedeni” sütununda yer alan rakamın karşılığındaki açıklamayı kontrol edin.
Çıkış kodunun tazminat ve işsizlik maaşına etkisi
İşvereniniz size sözlü olarak geçerli bir sebeple çıkardığını söylemiş olabilir; ancak sisteme istifa olarak bildirilen kod veya ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle fesih kodu girilmişse durum değişir. Uygulamada işverenlerin, tazminat ödememek amacıyla asılsız tutanak düzenleyerek işçiyi gerçeğe aykırı kodlarla çıkardığına sıkça rastlanır. Tazminatsız işten çıkarıldığınızı düşünüyorsanız bakmanız gereken ilk yer bu koddur.
Sisteme girilen kod, işsizlik ödeneğine hak kazanıp kazanamayacağınızı da belirler. İşveren feshi olarak bildirilen bir kodla işsizlik maaşına başvurabilirsiniz; ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık bildirimi yapıldığında kurum başvurunuzu reddeder.
Paniğe kapılmamanız gereken nokta şudur: 4857 sayılı İş Kanunu m.20 uyarınca feshin geçerli bir sebebe dayandığını ve bildirilen kodun doğru olduğunu ispat yükü işverendedir.1 İşveren gerçek dışı bir kod girdiyse hak kaybınız kalıcı değildir; açılacak bir davada somut delillerle (tanık, mesaj, e-posta) kodun gerçeğe aykırılığı ortaya konabilirse hakların talep edilmesi mümkün olur. Hangi kodun hangi sonucu doğurduğuna dair tam liste ayrı yazımızın konusudur.
Hangi Haklarınız Doğdu, Hangileri Doğmadı?
İşten çıkarıldım ne yapmalıyım sorusunun ikinci aşaması, ilk günlerin şokunu atlattıktan sonra kendi durumunuzu teşhis etmektir. Her işten çıkarma senaryosu işçiye aynı hakları vermez; haklarınızı doğru tespit etmek atacağınız yasal adımların temelini oluşturur.
Kıdem tazminatı hangi şartla doğar?
Kıdem tazminatı alabilmeniz için 1475 sayılı Kanun’un yürürlükteki 14. maddesine göre en temel gereklilik, aynı işverene bağlı olarak en az bir yıllık kıdem süresini doldurmuş olmanızdır.2 Çalışma süreniz bir yılın altındaysa kıdem tazminatı şartı oluşmamış demektir.
İşvereniniz sizi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gibi haklı bir nedene dayanmadan çıkarıyorsa ve bir yılınızı doldurduysanız bu hakka sahipsiniz. Tutarın nasıl hesaplandığını ve tavan sınırını kıdem tazminatı hesaplama aracımızdan görebilirsiniz; şu aşamada yalnızca bir yıllık süreyi doldurup doldurmadığınıza odaklanın.
İhbar tazminatı hangi şartla doğar?
İş Kanunu, tarafların aniden hazırlıksız kalmasını önlemek için bildirim süresi kuralı getirmiştir. Çalışma sürenize göre fesih bildiriminin size 2, 4, 6 veya 8 hafta önceden yapılması gerekir. İşvereniniz “bugün son günün” diyerek sizi hemen işten ayırıyor ve yasal bildirim sürenizi kullandırmıyorsa, bu sürelere ait ücreti peşin ödemek zorundadır. İhbar tazminatının doğması için bir yıllık çalışma şartı aranmaz; bir aydır çalışan bir işçi de aniden çıkarıldığında bu hakka sahiptir.
İşe iade hakkınız var mı?
Haksız yere işten çıkarıldığınızda işinize geri dönmek isteyebilirsiniz, ancak kanun bu hakkı herkese tanımaz. 4857 sayılı Kanun m.18 uyarınca iş güvencesi kapsamında sayılmanız için şu dört şartı aynı anda taşımanız gerekir:
- İşyerinde en az 30 işçi çalışıyor olmalı,
- O işyerinde en az 6 aylık kıdeminiz bulunmalı,
- Belirsiz süreli sözleşme ile çalışıyor olmalısınız,
- İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili konumunda olmamalısınız.
Bu şartlar kesindir. Çalıştığınız yerde 30’dan az işçi varsa veya beş aydır orada çalışıyorsanız işe iade davası açamazsınız. Ancak bu, diğer haklarınızı kaybettiğiniz anlamına gelmez; şartlarını taşıdığınız tazminatları talep etmeye devam edersiniz.
İş güvencesi kapsamında değilseniz kötü niyet tazminatı
İş güvencesi kapsamı dışında kalan işçilerin en sık sorduğu soru, sebepsiz çıkarıldıklarında ellerinde hiçbir şey kalıp kalmadığıdır. Kanun bu boşluğu ayrı bir kalemle doldurmuştur.
4857 sayılı Kanun m.17 uyarınca, iş güvencesinden yararlanmayan bir işçinin sözleşmesi işveren tarafından kötüye kullanılarak feshedilmişse, işçiye ihbar süresine ait ücretin üç katı tutarında kötü niyet tazminatı ödenir.3 Uygulamada şikâyette bulunduğu, tanıklık yaptığı veya hakkını aradığı için çıkarılan işçiler bu kapsamda değerlendirilir. Fesihteki kötü niyeti ispat yükü işçidedir; bu nedenle yazışmalar ve tanık beyanları belirleyici olur.
İşsizlik maaşına hak kazandınız mı?
İşten çıkarıldığınızda yalnızca işverenden alacaklarınıza değil, devletten alabileceğiniz desteğe de bakmalısınız. İŞKUR üzerinden işsizlik ödeneği alabilmeniz için fesihten önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olmanız ve son üç yıl içinde adınıza en az 600 gün prim ödenmiş olması gerekir. Ayrıca işverenin SGK’ya bildirdiği çıkış kodunun kendi kusurunuzu içermeyen bir kod olması şarttır.
| Hakkın türü | Temel geçerlilik şartı |
|---|---|
| Kıdem tazminatı | Aynı işverende en az 1 tam yıl çalışmış olmak |
| İhbar tazminatı | Yasal bildirim süresi (2-8 hafta) kullandırılmadan çıkarılmak |
| İşe iade talebi | En az 30 işçi çalışan işyerinde, en az 6 aylık kıdemle çalışmak |
| Kötü niyet tazminatı | İş güvencesi kapsamı dışında olup fesih hakkının kötüye kullanılması |
| İşsizlik ödeneği | Son 3 yılda 600 gün prim ve son 120 gün hizmet akdine tabi olmak |
İşe İade İçin Bir Aylık Süreyi Kaçırmayın
Yukarıdaki şartları taşıyorsanız ve haksız yere işinize son verildiğini düşünüyorsanız kanun size eski işinize dönme imkânı tanır. Ancak bu süreçte işçilerin en sık yaptığı hata, zamanın hızla aleyhlerine aktığını fark etmemektir. Davanın şartları, boşta geçen süre ve işe başlatmama tazminatı gibi konuları işe iade davası yazımızda ayrıntısıyla anlatıyoruz; bugün odaklanmanız gereken tek şey önünüzdeki dar zaman aralığıdır.
Arabuluculuğa başvuru süresi ne kadardır?
İşe iade talebiyle yasal yollara başvuracaksanız, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde zorunlu arabuluculuk sürecini başlatmak zorundasınız. Bu bir aylık süre doğrudan mahkemeye gitme süresi değildir; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na göre mahkemeden önce arabulucuya gitmek dava şartıdır. Masada anlaşma sağlanamazsa, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir.
Bu bir aylık takvim, hukuktaki adıyla hak düşürücü süredir. Süreyi bir gün bile geçirirseniz işe iade davası açma hakkınız geri dönülemez biçimde ortadan kalkar; hiçbir mazeret bu süreyi geri getirmez. Ancak süreyi kaçırmanız diğer alacaklarınızı da kaybettiğiniz anlamına gelmez. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti gibi işçilik alacağı kalemleriniz için beş yıllık zamanaşımı süresi işlemeye devam eder.
İşsizlik Maaşı Başvurusu İçin 30 Gününüz Var
İşten çıkarıldım ne yapmalıyım sorusunun en acil ekonomik cevabı işsizlik maaşıdır; kaybedilen düzenli gelirin yerini kısa vadede bu ödenek alır. Hukuki mücadeleler zaman alabilir, ancak bu ödenek iş arama sürecinde kısa vadede nefes almanızı sağlar. Bunun için fesih tarihinden itibaren işleyen dar bir süreniz olduğunu unutmayın.
Şartlar, başvuru süreci ve prim gün sayısı
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na göre ödenekten yararlanabilmeniz için şu üç şartı birlikte taşımanız gerekir:
- İşten kendi istek ve kusurunuz dışında ayrılmış olmak.
- İşten ayrılmadan önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olarak çalışmış olmak.
- Çıkış tarihinden geriye dönük son üç yıl içinde adınıza en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödenmiş olması.
Şartları taşıyorsanız, çıkış tarihinizden itibaren işleyen 30 günlük bir başvuru süreniz bulunur:
- Size en yakın İŞKUR birimine şahsen giderek iş arayan kaydınızı oluşturun ve ödeneğe başvurun.
- Şubeye gitmek istemiyorsanız e-Devlet üzerindeki İŞKUR işsizlik ödeneği başvuru ekranını kullanarak işlemi tamamlayın.
Haklı bir mazeretiniz olmadan 30 günlük süreyi geçirirseniz, geciktiğiniz her gün toplam ödenek sürenizden düşülür.
Hangi durumlarda işsizlik maaşı bağlanmaz?
Çıkış kodu tam bu noktada belirleyici bir sınır olarak karşınıza çıkar. İŞKUR başvurunuzu değerlendirirken işverenin beyan ettiği koda bakar. İşveren sizi istifa etmiş olarak bildirdiyse veya çıkışınızı ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle yaptıysa kurum ödenek bağlamaz.
Gerçekte geçerli sebeple çıkarıldığınız hâlde asılsız tutanaklarla yanlış kod bildirildiyse başlangıçta ödeneği alamazsınız. Kodun gerçeğe aykırılığı dava yoluyla ortaya konduğunda alamadığınız ödeneği geriye dönük talep etme imkânı doğabilir. Bugün yapmanız gereken, kodunuz uygunsa süreyi geçirmeden İŞKUR kaydınızı tamamlamaktır.
İşveren Ödeme Yapmıyorsa İzlenecek Yol Nedir?
İşten çıkarıldım ne yapmalıyım sorusunun cevabını buraya kadar adım adım uyguladınız; ancak işvereniniz kıdem, ihbar veya içeride kalan ödenmemiş maaşlarınızı ödemiyorsa hukuki süreci başlatmanız gerekir. Bu aşamada ALO 170 veya CİMER gibi idari şikâyet kanallarını kullanabilirsiniz, ancak bu kanallar alacaklarınızı tahsil etmeniz bakımından arabuluculuğun yerini tutmaz.
Hukuki sürecin ilk adımı, işverene noter aracılığıyla ihtarname göndererek alacaklarınızı yazılı olarak talep etmektir. Bu hamle işvereni temerrüde düşürür ve ileride işleyecek faizin başlangıcını belirler. İspat yükünün önemli ölçüde işverende olması, açılacak bir davayı doğrudan kazanacağınız anlamına gelmez; sonuç toplayacağınız somut delillere bağlıdır.
| Delil türü | Hangi iddiayı ispatlar |
|---|---|
| SGK hizmet dökümü | İşyerindeki toplam çalışma sürenizi ve resmi çıkış kodunuzu |
| Bordro ve banka dekontu | Gerçek ücretinizi, hangi alacakların ödenip ödenmediğini |
| Yazılı fesih bildirimi | İşverenin sizi hangi tarihte ve hangi gerekçeyle çıkardığını |
| Tanık beyanları | Sözlü feshi, kullandırılmayan izinleri ve gerçek çalışma koşullarını |
Bordronuzda görünen ücret gerçekte aldığınızdan düşükse, bu ayrıca hizmet tespiti davası konusudur ve tazminatlarınızın da eksik hesaplanmasına yol açar.
Zorunlu arabuluculuk aşaması
İhtarnameye rağmen ödeme alamıyorsanız doğrudan dava açamazsınız. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca işçilik alacaklarında zorunlu arabuluculuk dava şartıdır.4 Arabuluculuk masası, aylar sürebilecek mahkeme sürecinden önce uyuşmazlığı birkaç haftada çözme imkânı sunar ve uygulamada birçok dosya bu aşamada kapanır. Anlaşma sağlanamazsa son tutanak düzenlenir ve dava yolu açılır.
İş mahkemesinde dava ve zamanaşımı
Uzlaşma çıkmadığı takdirde elinizdeki son tutanakla iş mahkemesinde alacak davası açarsınız. Mahkeme aşaması tanıkların dinlendiği, bilirkişi raporlarının alındığı ve aylar sürebilen bir süreçtir. Tüm bu yollara başvurabilmeniz için kanunun tanıdığı beş yıllık zamanaşımı süresi fesih tarihinden itibaren işler; süre dolduğunda talep hakkınız ortadan kalkar.
Fesih Tarihinize Göre Yapılacaklar Takvimi
İşten çıkarıldım ne yapmalıyım sorusunun tek cümlelik özeti şudur: doğru adımı doğru sürede atmak. Bu sürecin en belirleyici unsuru zamandır. Yaşadığınız haksızlık ne kadar büyük olursa olsun, yasal adımları kanunun öngördüğü takvimde atmazsanız talep hakkınızı kaybedersiniz. Sürecin sıfır noktası fesih tarihidir.
| Ne zaman | Ne yapılmalı | Kaçırılırsa sonucu |
|---|---|---|
| İlk 48 saat | Yazılı bildirim istenmeli, e-Devlet’ten çıkış kodu kontrol edilmeli, ibraname ve istifa dilekçesi imzalanmamalı | İleride ispat zorluğu yaşanır, hak kaybı riski artar |
| Fesih tarihinden itibaren 30 gün | İŞKUR’a işsizlik ödeneği başvurusu yapılmalı | Geciken her gün toplam ödenek süresinden düşülür |
| Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay | İşe iade şartları taşınıyorsa arabuluculuğa başvurulmalı | İşe iade davası açma hakkı geri dönülemez biçimde kaybedilir |
| Arabuluculuk son tutanağından itibaren 2 hafta | İşe iade davası mahkemede açılmalı | İşe iade davası açma hakkı düşer |
| Fesih tarihinden itibaren 5 yıl | Kıdem, ihbar, fazla mesai ve izin alacakları için süreç başlatılmalı | Zamanaşımı dolar, hiçbir alacak talep edilemez |
İkinci ve üçüncü satırdaki sürelerin başlangıç noktaları farklıdır: işsizlik ödeneği süresi fesih tarihinden, işe iade süresi ise fesih bildiriminin size tebliğ edildiği tarihten işlemeye başlar. İki tarih aynı gün değilse takvimi buna göre kurun.
Fesih tarihinizin üzerinden bugün itibarıyla kaç gün geçtiğini hesaplayın ve kritik tarihleri not alın. Sürelerden herhangi biri dolmak üzereyse elinizdeki belgelerle birlikte durumunuzu değerlendirmemiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz. Sürecin nasıl işlediği ve hangi kalemlerin birlikte talep edilebileceği konusunda Ankara iş hukuku avukatı sayfamızda daha ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
İşten çıkarılınca ilk ne yapmalıyım?
“İşten çıkarıldım ne yapmalıyım” sorusunun ilk yanıtı paniğe kapılmamaktır. İşverenden yazılı fesih bildirimi talep etmeli, size sunulan evrakları dikkatle okumalı ve tüm haklarınızı aldığınızı beyan eden belgelere imza atmaktan kaçınmalısınız. Ardından e-Devlet üzerinden SGK çıkış kodunuzun gerçeği yansıtıp yansıtmadığını teyit etmelisiniz.
İşveren sebep göstermeden işten çıkarabilir mi?
Bu, iş güvencesi kapsamında olup olmadığınıza bağlıdır. İşyerinde en az 30 işçi çalışıyor ve en az 6 aylık kıdeminiz varsa işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve geçerli sebebi açıkça belirtmek zorundadır; aksi hâlde fesih geçersiz sayılabilir. Bu kapsamın dışındaysanız işveren sebep göstermeden feshedebilir, ancak bildirim süresine uymak veya ihbar tazminatı ödemek zorundadır.
Sözlü olarak işten çıkarıldım, geçerli mi?
Yalnızca “yarın işe gelme” denilerek yapılan sözlü fesih tek başına iş sözleşmesini sonlandırmaya yetmez. İşveren size yazılı bir evrak vermediyse ertesi gün normal mesainize gitmeye devam etmeli, içeri alınmazsanız durumu tanıklarla tutanağa bağlayıp noterden ihtarname çekmelisiniz.
İşten çıkarıldım tazminat alabilir miyim?
Aynı işverene bağlı olarak en az bir tam yıl çalıştıysanız kıdem tazminatı şartı oluşmuş demektir. İşveren sizi haklı bir neden olmadan çıkardıysa kıdem tazminatına, yasal bildirim sürelerini kullandırmadan çıkardıysa ihbar tazminatına hak kazanırsınız. Tazminatların hesaplanma yöntemi ve sınırları ayrı yazımızın konusudur.
30 işçiden az çalışanı olan işyerinden çıkarıldım, hiç hakkım yok mu?
İşe iade davası açamazsınız, ancak diğer haklarınız devam eder. Şartları taşıyorsanız kıdem ve ihbar tazminatı ile işsizlik ödeneği talep edebilirsiniz. Ayrıca fesih hakkının kötüye kullanıldığını ispatlayabilirseniz ihbar süresine ait ücretin üç katı tutarında kötü niyet tazminatı gündeme gelir.
İşe iade için kaç gün süre var?
Fesih bildiriminin size tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapılması gerekir. Bu bir aylık süre hak düşürücüdür. Arabuluculukta uzlaşılamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde mahkemede dava açılmalıdır.
İşsizlik maaşı başvurusu kaç gün içinde yapılır?
Fesih tarihinden itibaren 30 gün içinde İŞKUR’a şahsen veya e-Devlet üzerinden başvurmanız gerekir. Ödeneğe hak kazanabilmek için son üç yılda en az 600 gün priminizin bulunması, son 120 gün hizmet akdine tabi olmanız ve çıkış kodunuzun kendi kusurunuza dayanmaması şarttır.
İbraname imzaladım, hakkım gitti mi?
“Hiçbir alacağım kalmamıştır” yazan bir ibraname imzalamış olmanız tüm yasal yolların kapandığı anlamına gelmez. Kanun bu belgenin geçerli sayılabilmesi için katı şartlar arar ve bu şartları taşımayan ibraname geçersiz sayılabilir. Şartların ayrıntısını ve iptal sürecini ilgili yazımızda ele alıyoruz.
- 4857 sayılı İş Kanunu, m. 20, Kabul Tarihi: 22.05.2003, RG Tarihi: 10.06.2003, RG Sayısı: 25134. (Not: Bu madde, işverenin fesih bildirimine itiraz usulünü, yani uygulamada “işe iade davası” olarak bilinen sürecin şartlarını, zorunlu arabuluculuk başvurusunu ve dava açma sürelerini düzenlemektedir.) ↩︎
- 1475 sayılı İş Kanunu, m. 14/1, Kabul Tarihi: 25.08.1971, RG Tarihi: 01.09.1971, RG Sayısı: 13943. (Not: Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin aynı işverene bağlı işyerlerinde iş sözleşmesinin başladığı tarihten itibaren “en az bir tam yıl” çalışmış olması şartı bu maddenin 1. fıkrasında düzenlenmektedir.) ↩︎
- 4857 sayılı İş Kanunu, m. 17/6, Kabul Tarihi: 22.05.2003, RG Tarihi: 10.06.2003, RG Sayısı: 25134; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 6. (Not: 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesinin 6. fıkrası, iş güvencesi kapsamında olmayan işçilerin sözleşmelerinin fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilmesi durumunda ödenecek “bildirim süresine ait ücretin üç katı tutarındaki” kötü niyet tazminatını düzenler. İddia edilen kötü niyetin ispat yükünün işçide olduğuna dair genel ispat kuralı ise TMK m. 6 ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına dayanmaktadır.) ↩︎
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m. 3, Kabul Tarihi: 12.10.2017, RG Tarihi: 25.10.2017, RG Sayısı: 30221. (Not: Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması bu madde uyarınca “dava şartı” olarak düzenlenmiştir.) ↩︎